Günümüzde yüzde 95’i geri dönüşüme uygun olan tekstil atıklarının yalnızca yüzde 15’i geri dönüştürülüyor. Tekstilden tekstile geri dönüşüm oranı ise yüzde 1 seviyesinde kalıyor. Bu konuda küresel çapta çalışmalar devam ederken, Türkiye’den de teksti atıklarının geri dönüşüm süreçlerini daha etkili kılmaya yönelik girişimler bulunuyor. Sektörün atık miktarının azaltılmasına katkıda bulunması hedefiyle geliştirilen yapay zeka destekli Swatchloop platformu, tekstil atıklarının takibinin yapılmasını ve geri dönüşüm süreçlerinin uçtan uça yönetilmesini sağlıyor.
Swatchloop firması kurucularından Tekstil Mühendisi Dr. Güneş Sayıt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada her yıl 92 milyon ton tekstil atığı oluştuğunu ve büyük miktardaki üretim sonrasında düşük orandaki geri dönüşüm oranları nedeniyle hem ham madde olarak bir kayıp yaşandığını hem de bu atıklardan kaynaklı çevresel zararlar meydana geldiğini söyledi. Atıkların kaynağında ayrıştırılmasının önemine değinen Sayıt şunları dile getirdi:
“Karmakarışık gelen atıkları işçiler birebir dokunarak, gözüyle seçerek ayıklamaya çalışıyor. Tabii ki bu teknik bir ayıklama, doğru bir ayıklama olmuyor. Bunun yanında da çok ciddi bir iş gücü kaybı oluyor. Geri dönüşüm süreleri de çok uzuyor. Doğru ayıklama olmadığı için atıklar doğru geri dönüşüm işleminden geçmiyor ve sonuçta çıkan ham madde oldukça verimsiz ve maliyeti çok yüksek bir ham maddeye dönüşmüş oluyor. Bu da yeniden kullanımı engelleyen bir sebep.”
Tekstil atıkları tüm paydaşlar tarafından anlık takip edilebiliyor
Dünyada hızlı modanın çevresel yükü ne kadar artırdığıyla ilgili tüketici bilincinin ve döngüselliğin artırılması için birçok çalışma yapıldığını belirten Güneş Sayıt, hatta Avrupa Birliği’nin (AB) bu konuda regülasyon yayımladığını aktardı. Kendilerinin de döngüsel ekonomiye katkı sağlamak amacıyla bir atık yönetimi platformu geliştirdiklerini söyleyerek, hedeflerinin atık problemini ve neden olduğu çevresel yükü azaltmak olduğunu kaydetti. Sayıt, platformda gerçekleşen sürecin aşamalarını şöyle anlattı:
“Tekstil atıklarının kaynağında sınıflandırılmasını ve sistem üzerinde dijital ikizinin oluşturulmasını sağlıyor. Sistem, atığı tanımlayıp hızlıca sınıflandırıp buna bir dijital kimlik oluşturuyor. Bu oluşturduğu dijital kimlikle birlikte atığın hangi aşamada olduğu, hangi toplayıcı tarafından alındığı, hangi geri dönüşüm firmasına götürüldüğü, orada hangi işlemlerden geçtiği ve neye dönüştüğü gibi birçok bilgiyi anlık olarak tüm paydaşların takip edebildiği bir atık yönetimi platformu olarak hizmet veriyor ve döngüsel ekonomi çözümleri sunuyor.”
Platformun tüm tekstil atıklarının yönetim sürecini dijitalleştirerek, sektördeki üreticilere ve markalara sürdürülebilir atık yönetim zinciri kurma ve yönetme imkanı sunduğunu dile getiren Sayıt, “Makine öğrenmesi temelli yapay zeka özelliğimiz var. Bunu da atığın doğru geri dönüşüme yönlendirilmesinde kullanıyoruz. Yani aslında firmalara atığın hangi geri dönüşüm işleminden geçmesi gerektiğiyle ilgili yönlendirmeler sağlıyoruz. Atık ve geri dönüşüm firması eşleştirmeleri yapıyoruz. Sistem, firmaya ‘senin atığını en iyi değerlendirecek geri dönüşümcü bu’ gibi bir yönlendirme yapıyor ve bu sayede de aslında daha verimli bir geri dönüşüm sürecine yönlendiriyor.” diye konuştu.